twitter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
twitter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2013 Pazar

Lack of Time

Lack of Time

This is my second blog text. For a while I was thinking of writing something for the blog but I really couldn’t decide what to write. What does a blog writer writes in his blog? I guess this is the point. For example do I need to read other blog writers’ pages? I guess so but this is so much time to spend. As we are going through an age in which time is really precious. In my opinion, everyone who wants success in his/her life, must prepare a program for himself/herself. For example, we need time to do everything. For example I need at least one hour and a half for my cardio exercise and workouts. I also like to play classical guitar and need to spare at least one hour for this. I also need to read, study italian, watch some TV. And until now I haven’t even mentioned the work. Our jobs are essential for our lives. We need to earn money to provide our families. So as you can easily see, time is one of the most precious assets of our lives. And amongst this lack of free time, sparing time to surf the net and read blogs, do not sound very logical. But still one needs to know what the others write on their blogs.

I really do not understand how teenagers (and tons of others) all around the world find time to spend on the net, in facebook, in twitter, in other social networking sites. And am not and will never be able to comprehend the main idea behind sharing each and everything going on in one’s life. For example if a chap falls from his bike and injures his ankle, in a few seconds, the word (e.g.: “I fell from the bike, my ankle hurts so much, I guess I injured it”) goes out especially among his friends. And receives tons of messages, replies and comments. Among those comments, some are really very hurtful because it doesn’t require any degree of qualification to write a few word in a sequence and express emotions. So if one has an ill feeling about the chap who had fallen from his bike, he sees this as an opportunity to bring about this and comments. For example he writes: “You had it coming, first learn to ride a bike properly!”. And 90 % of the time, these two haven’t met each other at all. So my question is: “How does a person who had never met the other, can comment negatively (or positively) about this unfortunate incident?”. I don’t have a twitter account so I don’t know what goes on there but in facebook you can see millions examples of this situation. I guess this is something that I will never be able to attach a meaning. Thank you for reading.

See you...

Zamansızlık



Zamansızlık

Bu benim ikinci blog yazım. Bloguma bir şeyler yazmayı bir süredir düşünüyordum ama ne yazacağıma karar veremedim bir türlü. Bir blog yazarı, blogunda ne yazar ki? Sanırım işin püf noktası da bu. Örneğin diğer blog yazarlarının sayfalarını okumalı mıyım? Sanırım okumalıyım ama bu çok zaman isteyen bir şey. Zamanın gerçekten çok değerli olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Bana göre, hayatında başarıyı yakalamak isteyen herkes, kendisi için bir program hazırlamalıdır. Örneğin her şeyi yapmak için zamana ihtiyacımız var. Beni ele alalım: kardio egzersizlerim ve ağırlık çalışmalarım için her gün en az bir buçuk saate ihtiyacım var. Aynı zamanda (30 yıldan fazla bir zamandır) klasik gitar çalıyorum (ve bırakmayı da hiç düşünmüyorum) ve bunun için de en az bir saate ihtiyacım var. Bunun yanı sıra okumak, italyanca çalışmak ve biraz da televizyon seyretmek için de zaman ihtiyacım var. Daha henüz işten bahsetmedim bile. İşlerimiz, hayatlarımız için çok önemli. Ailelerimiz geçindirmek için para kazanmaya ihtiyacımız var. Ve işlerimiz de zamanımızın asıl tüketicileri. Kolaylıkla görebileceğiniz gibi zaman yaşamlarımızın en değerli varlıklarından biri. Ve bunca zamansızlık arasında, internette gezinmek ve blogları okumak için zaman ayırmak çok da mantıklı gelmiyor. Ama hala başkalarının bloglarında neler yazdıklarını bilmek gerekir.

Yine de tüm dünyada zamane gençlerinin (ve bir çok diğerlerinin), internette, Facebook’ta, Twitter’da ve diğer sosyal paylaşım sitelerinde harcayacak bunca zaman bulabilmelerini anlayamıyorum. Ve, birinin hayatında tüm olup bitenleri anında diğerleri ile paylaşma olgusunun ardındaki asıl düşünceyi hiç bir zaman anlayamadım ve anlayamayacağım. Örneğin vatandaşın biri bisikletinden düşüp ayak bileğini incitirse, bir kaç saniye içinde (örneğin: “bisikletten düştüm, ayak bileğim çok ağrıyor, herhalde incittim” gibi bir mesaj) bir kaç saniye içinde özellikle arkadaşları arasında yayılıyor. Ve tonlarca mesaj, yanıt ve yorum alıyor. Bu yorumlar arasında bazıları gerçekten kaba ve anlayışsız olabiliyor çünkü duygularını bir kaç kelimeyle yazmak için herhangi bir uzmanlığa gerek olmuyor. Böylece herhangi birisinin bisikletinden düşen vatandaş hakkında kötü fikirleri varsa, bunu ortaya çıkartmak ve yorum yapmak için bir fırsat olarak görüyor. Örneğin: “Böyle olacağı belliydi, önce adam gibi bisiklet sürmesini öğren!” yazıyor. Ve böyle durumlarda  % 90 bu iki insan hiç tanışmamış oluyorlar. Sonuç olarak benim sorum şu: “Nasıl oluyor da diğer kişi ile hayatında hiç karşılaşmamış olan bir insan, bu talihsiz kaza hakkında olumsuz (ya da olumlu) bir yorum yapabiliyor?”. Öyle değil mi ama? Yorumun sahibi olan kişi, nasıl oluyor da hayatında hiç tanımamış olduğu diğer kişinin bisiklete adam gibi binip binmediğini bilebiliyor? Benim bir Twitter hesabım yok bu yüzden orada neler oluyor bilmiyorum ama biliyorum in Facebook’ta bunu gibi milyonlarca örnek bulabilirsiniz. Sanırım bu, hiç bir zaman bir anlam veremeyeceğim bir durum. Okuduğunuz için teşekkürler.

Görüşmek üzere...